Geziler
-
Patara Antik Kenti ve Plajı Gezisi – Zamanın Durduğu Yer
"Bazı yerler vardır… Ayak bastığınız anda geçmişin sesini duyarsınız."
İşte Patara, tam olarak böyle bir yer.Tarih Başlıyor: Işıklar Ülkesi Likya’nın Başkenti
Sabah saatlerinde villanızdan ayrılıp Patara Antik Kenti'ne doğru yola çıkıyorsunuz.
Yol boyunca zeytinlikler, keçiler, yumuşak rüzgâr…
Derken, toprak bir yoldan içeri giriyorsunuz ve o büyüleyici yazı sizi karşılıyor:“Likya’nın Başkenti: PATARA”
Burada, Roma döneminin en büyük meclis binalarından biri yükselir.
Antik tiyatro, zamanında binlerce kişiyi ağırlayan bir ses duvarıydı.
Gözlerinizi kaparsanız, tribünlerden yükselen alkışları duyar gibi olursunuz.
Dikdörtgen kemerlerin altında yürürken tarihin gölgesine karışırsınız.Ama burası sadece taşlardan ibaret değil…
Apollon’un Şehri, Kehanetin Doğduğu Topraklar
Efsaneye göre, Patara Apollon’un kehanet merkezlerinden biriydi.
Delphi ile yarışacak kadar önemliydi.
Rivayet edilir ki;
ışık tanrısı Apollon burada doğdu,
ve rüzgârlarla mesajlarını taşıdı.Yani bu topraklar, hem fiziksel hem ruhsal bir geçiş kapısıydı.
Antik Yol Taşları Üzerinde Sessiz Bir Yürüyüş
Geziniz sırasında, antik kentin içinden geçen gerçek Roma yolu üzerinde yürürsünüz.
Ayaklarınızın altındaki taşlara binlerce yıl önce kimlerin bastığını düşünmek...
Zamanın döngüsüne tanık olmak demektir.Ve Gün Batımı: Sonsuz Kumsala Doğru
Gezinin finali, bambaşka bir evrene açılıyor.
Dünyaca ünlü Patara Plajı…
Kumlar ince, yumuşak, altın renginde.
Göz alabildiğine uzanan bir sonsuzluk.
Akdeniz’in o büyüleyici dalga sesleri eşliğinde,
güneş, yavaş yavaş denizin içine çekilirken gökyüzü ateş rengine döner.İşte o anda bir sessizlik olur.
Fotoğraf çekmeyi unutursun.
Çünkü bakmak, hissetmenin önüne geçer."Bazen en özel anılar, bir harabenin gölgesinde, bir kumsalda susarken yazılır."
Ekstra Bilgiler:
Süre: Yarım gün – 4 ila 5 saat
Başlangıç: Sabah 09:30 ya da tercihe göre öğleden sonra
Kapsam: Antik Kent girişi, plaj gezisi, rehberli anlatım, serbest zaman
Tavsiye: Şapka, güneş kremi ve su yanınıza alın. Günü batırmadan dönmeyin.
-
Kaş Tekne Turu – Kekova, Batık Şehir ve Denizden Yazılan Hikâyeler
Sabah 10:00 gibi, güneş yüzünü yeni yeni gösterirken
Kaş Limanı’nda hafif bir rüzgarla yanaşıyoruz.
Tekne kıyıda salınıyor. Çantalar hazır. Gözlük takıldı.
Ve içten bir "hadi başlasın" sesiyle macera başlıyor:Durak 1 – Akvaryum Koyu: Şnorkelle Güzellik Avı
İlk yüzme molası!
Turkuaz su öyle net ki…
Paletsiz bile kendini denizkızı gibi hissedebilirsin.
Balıklar dipte parti yapıyor, sen üstten izliyorsun.
"Ben buraya yerleşeyim" diyen ilk kişi ödül kazanır...Durak 2 – Batık Şehir: Zamanın Altında Kalanlar
Kekova açıklarına geldiğimizde rehberin sesi duyulur:
"Bakın şimdi, suyun altındaki merdivenleri görebiliyor musunuz?"
Gemi durmaz burada. Bu bir müze gibi...
Cam gibi suyun altından görülen ev kalıntıları,
zamanın yavaş yavaş denize karıştığı antik bir şehir: Batık Simena.
Fotoğraf çekmek serbest. Dalgaya yakalanmak garanti!Durak 3 – Simena Köyü: Kaleye Tırman, Dondurmayı Kaptırma!
Küçücük ama büyük bir yeri var: Simena.
Taş evler, begonviller, salaş dondurmacılar…
Ama en güzeli, kaleye tırmanmak.
Sıcak mı? Evet. Yorucu mu? Belki. Ama o manzara? 🫠
Bir yanda Kekova’nın mavisi, bir yanda antik taşlar…
Ve dönüş yolunda: ev yapımı keçi sütlü dondurma.
Limon, incir, keçiboynuzu... Burası dondurmanın Ege şubesi gibi!Tekne Üstü Öğle Yemeği: "Anne Eli" Tadında
Yemek mi? E tabii!
Tekne üstünde mangalda tavuk ya da balık, yanında zeytinyağlılar, salatalar…
Ama asıl lezzet: açık denizde yemek yemenin keyfi.
Yani sofrada tuz eksik olabilir ama denizde asla!Bonus Molalar: Korsan Mağarası, Tersane Koyu, Yağmur Duaları Koyu (!)
Bazen kaptan size sürpriz yapar.
"Hadi şu koya da uğrayalım" der…
Ve siz, başka bir kartpostalın içine dalarsınız.
Taş atar gibi denize atlarsınız.
Yalnız uyarı: o son yüzme molasından sonra kimse tekneye çıkmak istemez…Kaş Tekne Turu – "Ay biz bunu hep yapalım!" dedirten günlerden...
Süre: Tam gün
Kalkış: Kaş Limanı
Yanınıza alın: Gözlük, mayo, havlu, muzlu kek (şaka ama fena olmazdı)
Yanınıza almayın: Plan, acele, stres
Dönüş: Güneşte kararmış burunlar, tuzlu saçlar ve telefon hafızası dolmuş şekilde 18:00 civarı
-
Saklıkent Kanyonu & Alabalık Tabağı – Su, Çamur ve Nefes Kadar Temiz Bir Gün
Sabah saat 10:30 civarı...
Hafif serin bir rüzgar, arabanın penceresinden girerken seni büyüleyici bir yolculuğa çağırır.
Torosların eteğinde, dev kayaların arasına saklanmış bir sırrı keşfetmeye gidiyoruz:Saklıkent Kanyonu.
İlk Adım: Dev Kayalıklar, Yüksekten Süzülen Serinlik
Araç park alanından geçip küçük ahşap köprüye vardığında, serinlik yüzüne vurur.
Kanyon girişindeki hafif çağlayan sesi...
Ve sonra birden...
Sıfır dereceye yakın, buz gibi su!İlk adımı attığında çığlık atarsın —
hem soğuktan hem heyecandan!
Ama birkaç saniye sonra alışır, kendini gülerek ilerleyen bir çocuk gibi bulursun.
Ayaklarının altındaki taşlar kaygandır,
ama işte tam da bu: doğa seni dengeye çağırıyor.Saklı Bir Dünya: Buzlu Su, Kayalık Tüneller, Çamur Banyosu
Kanyonun içine girdikçe ışık azalır ama heyecan artar.
Kayaların arasından sızan güneş huzmeleriyle dans eden su buharı,
gökyüzünü bile unutturur.Yol boyunca, yer yer çamura saplanırsın.
Ve bir noktada… rehber ya da yerli biri der ki:
“Çamur maskesi yapalım mı?”İçten kahkahalar, yüzlerde çamurla çekilen fotoğraflar,
bu yolculuğu sıradan bir yürüyüşten alıp
anı defterine yazılacak bir maceraya dönüştürür.Ve Sonunda: Alabalığın En Taze, En Serin Hali
Kanyonun çıkışına geldiğinde yorgunsundur ama keyfin yerindedir.
Hemen aşağıda, dere kenarına kurulu, tahta masalı, gölgelik restoranlar karşılar seni.
Ayaklarını suya sokarsın,
elinde buz gibi bir limonata...
Ve sofraya gelir:
Tereyağında çıtır alabalık, yanında köy usulü salata ve ev yapımı patates.O tabak...
Saklıkent’in ödülüdür.
Sadece yemek değil, doğanın eliyle hazırlanmış bir teşekkür gibi.Ve Sonunda: Alabalığın En Taze, En Serin Hali
Kanyonun çıkışına geldiğinde yorgunsundur ama keyfin yerindedir.
Hemen aşağıda, dere kenarına kurulu, tahta masalı, gölgelik restoranlar karşılar seni.
Ayaklarını suya sokarsın,
elinde buz gibi bir limonata...
Ve sofraya gelir:
Tereyağında çıtır alabalık, yanında köy usulü salata ve ev yapımı patates.O tabak...
Saklıkent’in ödülüdür.
Sadece yemek değil, doğanın eliyle hazırlanmış bir teşekkür gibi.Ekstra Bilgiler:
Süre: Yarım gün / öğleye kadar + yemek sonrası serbest zaman
Ne Gerekli?: Suya uygun ayakkabı, yedek kıyafet, küçük havlu
Çamur maskesi dahil, kahkaha garantili!
-
Kaputaş Plajı – Gerçek Hayatta da Böyle Görünüyor!
Bazı yerler vardır, sadece ekranda güzel görünür.
Ve bazı yerler…
Kaputaş gibi, gördüğün an sadece şunu fısıldarsın:
"Bu gerçek mi?"Turkuazın En Temiz Tanımı
Dağların eteğinden aşağı kıvrılan bir yol…
Ve sonra bir anda, dar bir vadi arasında saklanmış turkuaz renkli bir cennet belirir.Deniz o kadar berraktır ki,
suya adım atmadan önce içinde yüzen balıkları izleyebilirsin.
Kıyı, bembeyaz ve ince kumlarla kaplı.
Ayakların sıcaklığa alışana kadar naz yapar ama sonra suya girince tüm yorgunluk akar gider.Instagram'ın İlham Kaynağı
Dünyaca ünlü fotoğrafçılar, gezginler, influencerlar…
Herkes buraya uğrar.
Ama burada asıl yıldız sensin.
Işık her saatte başka vurur,
her kadraj ayrı bir başyapıt gibi durur.Hiç filtre gerekmez.
Çünkü bu manzara gerçeğin ta kendisi.Sadece Güzellik Değil, Doğayla Dans
Kaputaş’ın denizi hızlı derinleşir.
Bu da onu hem keyifli hem de adrenalinli yapar.
Bir dalga gelir, seni gülerek geri çeker.
Oynar seninle.
Bu deniz seninle konuşur — "hoş geldin" der.Sadece 5 Dakikalık Bir Yolculuk
Villandan çık, arabaya bin,
bir müzik aç…
5 dakika sonra, Akdeniz’in kartpostallarda saklanan köşesine varmışsındır.Hatta bu kısa yol bile başlı başına bir keyif:
Sola bak, Akdeniz gülümsüyor.
Sağa bak, dağlar siper olmuş.
Kaputaş, doğanın iki kolunun arasında gizlenmiş bir cevher gibi.Kaputaş – Denize Değil, Hayranlığa Girersin
Burada sadece yüzmezsin.
Burada kendini hatırlarsın.
Sade güzelliğin, doğanın en zarif haliyle tanışırsın.Konum: Kalkan’a sadece 5 dakika
Yanına al: Havlu, gözlük, bir şişe su ve bol hafıza alanı olan bir telefon
Ve hazır ol: Çünkü döndüğünde "Gerçekten orası böyle mi?" diyen çok olacak. -
Patara’da Gün Batımında At Turu – Rüzgârla Yan Yana, Kalple Yola Devam
Bazı anlar vardır, zamanı durdurur.
Bazı yerler vardır, söze gerek bırakmaz.
Bazı duygular vardır…
Yalnızca birlikte susarak anlaşılır.İşte Patara’da gün batımında yapılan at turu, tam olarak böyle bir an.
Bir zaman dilimi değil, bir duygudur bu.Kumsalda Ayak İzleri, Gökyüzünde Aşkın Renkleri
Güneş, yavaşça ufka yaklaşırken,
atınızın ayak izleri yumuşacık kumsalda kalır.
Ama içinizde bıraktığı iz, çok daha derindir.Kum rüzgarla hafifçe savrulur,
gökyüzü turuncuya dönerken
siz sessizce birbirinize yaklaşırsınız.Bu sadece bir tur değildir...
Bu, hayatınız boyunca hatırlayacağınız
birlikte sustuğunuz en güzel sahnedir.Çiftler İçin Bir Rüya, Çocuklar İçin Masal Gibi Bir Anı
Eğer yanınızda sevdiğiniz varsa:
Bu tur, ilişkinizin fotoğraf albümüne eklenen o “film sahnesi”dir.
Göz göze geldiğinizde, konuşmadan da “iyi ki buradayız” dersiniz.Eğer ailenizle seyahattesiniz:
Çocuklar için bu deneyim,
hem cesaretin hem masalın iç içe geçtiği büyülü bir yolculuktur.
Kumda at sürmek, masallardan fırlamış gibidir.Patara – Antik Tanrıların Toprağında Bir Aşk Yürüyüşü
Burası sıradan bir plaj değil.
Apollon’un doğduğu toprak.
Mitolojide kehanetlerin, ışığın ve sanatın simgesi olan bu topraklarda,
şimdi siz kendi hikayenizi yazıyorsunuz.Gökyüzü rüya gibi...
Ve siz, o rüyanın tam ortasındasınız.Sürpriz Evlilik Teklifi? Olabilir…
Yıllar sonra “Nerede evlenme teklif etti?” diye sorduklarında
“Patara’da, gün batımında, at sırtında” cevabı
romantizmin doruk noktası değil mi?
Bizce öyle...Patara At Turu – Aşkın Ayak Sesleri, Kumun Kalbinde
Patara Plajı – Altın saatler: gün batımı
Ortalama süre: 1 saat
Yanına al: Cesaret, bir tutam rüzgâr, biraz heyecan
Ve belki... kalbine gizlenmiş birkaç kelime... -
Kaş Yelkenli Turu – Akdeniz’in Kalbine Sessizce Süzülen Bir Gün
Sabah Kaş limanında…
Henüz rüzgâr uyanmamış.
Güneş yeni yeni maviliğe dokunuyor.
Gökyüzü açık, ruhun boş.
Ve işte tam o anda, yelkenli seni çağırıyor.Yelkenliyle Denize Açılmak: Giden Her Şeyden Özgürleşmektir
Geleneksel motorlu teknelerin sesi yok burada.
Yelken açıldığı anda her şey susar.
Sadece denizle aranda rüzgâr kalır.Grubuna özel ya da yeni insanlarla birlikte…
Yelkenin altında herkes eşittir:
Bir kadeh, bir şapka, bir gölge ve
mavinin sonsuz tonları.Meis Açıkları – Göz Alabildiğine Mavi
Yavaş yavaş uzaklaşırken karadan,
önce kıyılar küçülür…
Sonra her şey büyür:
Deniz büyür, hisler büyür, özgürlük büyür.Meis Adası ufukta belirir.
Dilersen yüzme molasında,
kristal berraklığındaki koylarda Akdeniz’le dans edebilirsin.Su o kadar berraktır ki,
kendini değil, özlemlerini bile yansıtır.Güneşlenme Molası – Gökyüzüne Açılan Bir Ranza
Yelkenli güvertesine uzanırsın.
Gözlerini kaparsın.
Rüzgâr saçlarınla oynarken
zaman çözülür.Burada saat yok.
Burada “kaç dakika kaldı” sorusu yok.
Burada sadece “şu an” var.Öğle Yemeği – Rüzgârla Gelen Bir Sofra
Güvertede kurulan hafif ama lezzetli bir öğle sofrası:
Zeytin, peynir, domates, belki ızgara bir levrek,
ve her şeyin üstüne limonla harmanlanmış o meşhur Akdeniz iştahı...Şarap ya da buz gibi limonata?
Gözlüğü çıkar, denize bak, karar ver.Villadan Limana Transfer – Her Şey Hazır
İstersen her şey organize edilir.
Villadan limana transfer, dönüşte serin bir mendil,
hatta dönüş yolunda arkada çalan hafif bir caz parçası...Yani sen sadece yelkeni seç,
biz rüzgarı ayarlarız.Kaş Yelkenli Turu – "Sadece Denize Değil, Kendine Açılırsın"
Kalkış: Kaş Limanı
Süre: Tüm gün
Saat: Sabah 10.00 – Gün batımına kadar
Rota: Meis açıkları, gizli koylar, yüzme molaları, yelken altı sessizlik
Ekstra: Dilersen özel fotoğraf çekimi ya da doğum günü kutlaması -
Kalkan Rooftop Dining – Güneş Batarken Şıklıkla Buluşan Bir Akşam
Kalkan’da akşam yavaş gelir.
Güneş önce yamaçlara dokunur, sonra denize uzanır.
Ve işte o an…
Denize nazır bir rooftop restoranında,
hafif esen bir rüzgârla, yavaş bir caz tınısıyla
akşam yemeğiniz başlar.Yükseklerde, Zarafetin Üstünde Bir Masa
Masada beyaz keten örtü,
cam kadehlerden süzülen altın sarısı şarap,
ve bakışlarınızın değdiği yer:
Akdeniz’in ufku.Kalkan’ın rooftop restoranları,
sadece manzara sunmaz;
bir atmosfer yaratır.
Zarif servis, özenle seçilmiş şaraplar,
ve her detayda hissedilen bir “özel hissetme” hali...Taze Balık, Zeytinyağlı Mezeler, Sofistike Dokunuşlar
Menüde, sabah limandan alınmış günlük balık,
ev yapımı levrek marin, fırınlanmış ahtapot,
ya da közlenmiş patlıcanlı atom mezesi...Tabağınıza düşen her şey,
yerel malzemenin en doğal haliyle,
modern ve zarif bir sunumla gelir.Bu sadece bir yemek değil;
bir Akdeniz sofrası ritüelidir.Gün Batımı – Yemeğe Eşlik Eden En Güzel Renk
Kadeh kalktığında gökyüzü şarap tonlarına döner.
Denizin üstünde dans eden altın ışıklar,
sohbeti yavaşlatır, zamanı durdurur.Bu an, sıradan bir akşam yemeği değildir.
Bu an, hayatın içindeki küçük bir kutlamadır.Rezervasyon? Biz Zaten Düşündük Bile
Deck&Villa misafirleri için Kalkan’ın en şık rooftop noktaları
özenle seçildi.
Dilerseniz size özel masa, sürpriz kutlama,
ya da özel bir gün için küçük dokunuşlar…
Hepsi için buradayız.Kalkan Rooftop Dining – "Bir Akşam Değil, Bir İz Bırakan Sahne"
Mekan: Kalkan merkez, rooftop konseptli fine dining restoranlar
İçerik: Meze tabağı, taze deniz ürünleri, özel şarap menüsü
Önerilen saat: 19:00 sonrası – gün batımında başlasın
İsteğe göre özel masa süslemesi, doğum günü ya da yıldönümü organizasyonu -
Likya Yolu (Kalkan – Bezirgan) – Ayağının Altında Zaman, Gözlerinin Önünde Akdeniz
Sabahın erken saatleri.
Hava serin ama aydınlık.
Ayakkabılarını sıkıca bağladın, sırt çantan hafif.
Ve Likya’nın efsanevi rotasında ilk adımı atıyorsun.Burası Sadece Bir Yol Değil, Bir Zaman Köprüsü
Likya Yolu, antik dünyanın ticaret ve haberleşme hattıydı.
Bugün ise, doğaya dönmenin, bedeninle ve ruhunla temas kurmanın yolu.Kalkan’dan Bezirgan’a uzanan bu etap;
çam ormanlarının içinden geçer,
taş döşeli patikalardan tırmanır,
ve zaman zaman nefesini kesecek manzaralarla
seni durup düşünmeye zorlar:
"Ben buraya neden daha önce gelmedim?"Rota: Kayaların Arasında Hayatın Sade Güzelliği
İlk bölüm, yumuşak eğimlerle başlar.
Zeytinliklerin arasından geçerken kuş sesleri eşlik eder.
Sonra manzara açılır:
Altın sarısı Kalkan evleri, zeytin yeşiline karışır.
Ve gözün ufka takılır – deniz sanki orada değil, senin içinde akıyor.Yol ilerledikçe eski Likya yol taşları görünmeye başlar.
Adımlarının altında binlerce yılın izi…
Yol sadece yürünmez, hissedilir.Dur – Nefes Al – Manzarayı İçine Çek
Her yürüyüş noktası, sadece adım değil:
bir duruş, bir bakış, bir içe dönüş noktasıdır.
Rota boyunca gölgeli çay molaları,
serin kaya altları, hafif rüzgârın alnındaki teri silmesi…
Doğa seninle konuşur.Bezirgan Yaylası – Yürüyüşün Ödülü
Yaklaşık 2,5–3 saat sonra, Bezirgan Yaylası’na ulaşırsın.
Burada doğanın bir başka yüzü karşılar seni:
Taş evler, kuru tarla yolları, ve karşıdan selam veren bir köylü neneden gülümseme...
Dilersen köy kahvesinde taze çay iç,
ya da yerel mutfakta gözleme–ayran molası ver.Likya Yolu – Cesur Ruhlara, Dingin Zihinlere
Rota: Kalkan – Bezirgan
Süre: Ortalama 3 saat (güne erken başlamak önerilir)
Yanına al: Rahat ayakkabı, su, atıştırmalık, şapkaYanına alma: Acele, telaş, sinyal
"Yolda olmak, varıştan daha anlamlı olabilir."
Bu yürüyüş sadece doğada değil,
kendi iç yolculuğunda da yeni bir rota açar. -
Kaş Dalış Turu – Suyun Altında Hayatın Başka Bir Versiyonu Var
Yüzeyde her şey tanıdık.
Güneş, rüzgâr, gökyüzü...
Ama sonra bir anda, sırtında tüple denize adım attığında,
başka bir evrene geçersin.Sessizlik…
Yalnızca nefesin duyulur.
Gözlerin açılır, dünya değişir.Başlangıç Seviyesi – Cesaretinle Tanışacağın İlk Adım
Hiç dalmadın mı? Harika!
Çünkü bu tur ilk kez deneyecekler için tasarlandı.
Eğitmenler sabırlı, süreç keyifli ve her şey güvenli.
Kıyıya yakın, akıntısız bir alanda rehberli ve birebir destekle dalıyorsun.Sadece yüzmeyi bilmen yeterli.
Ve biraz da keşfetme merakı.Akdeniz’in Altında Renkler Konuşur, Zaman Durur
Dalış başladığında, zaman yavaşlar.
Kayalıkların arasında rengarenk balıklar,
belki bir deniz yıldızı,
belki denizin kıyısına gizlenmiş antik bir çömlek parçası…Suyun altı sessiz ama dopdoludur.
Ve o an, içinden şöyle bir şey geçer:
"Ben şimdiye kadar neredeymişim?"Profesyonel Ekipman, Deneyimli Rehber, Maksimum Güven
Tur boyunca tüm ekipman tarafımızdan sağlanır:
→ Maske, palet, dalış elbisesi, tüp ve ağırlık kemeri.
Eğitmeniniz tüm süreci yönetir, size özel açıklamalarla her adımı anlatır.Ve inanın, ilk nefesi suyun altında aldığınız anı asla unutmayacaksınız.
Suyun Altında Zihnin Sessizleşir, Kalbin Derinleşir
Bu sadece bir spor değil;
bu bir zihinsel arınma biçimi.
Yüzeyde kalabalıklar, sesler, hız…
Suyun altında sadece sen varsın ve nefesin.
Ve inanın, bu başka hiçbir şeyle kıyaslanmaz.Kaş Dalış Turu – "Suyun Altında İlk Kez Gerçekten Derin Bir Şey Hissediyorsun"
Başlangıç noktası: Kaş Dalış Merkezi
Süre: Ortalama 2-3 saat (briefing + uygulama + dinlenme)
Uygunluk: Yüzme bilen, sağlık durumu elverişli herkes için
Ekstra: Su altı fotoğrafı veya GoPro video çekimi opsiyonel -
Villa’ya Özel Şefli Akşam – Bahçende Kurulan Lezzet Sahnesi
Gün boyu Akdeniz’le dans ettin.
Güneşte kızardın, dalgalarla serinledin, manzaralarla hayallere daldın.
Ve şimdi…
Günün sonunda, “en güzel masa” için ne rezervasyon ne yol gerek.
Çünkü en güzel masa artık senin villanda, bahçede, mum ışığında.Şef Senin İçin Geliyor – Menüyü Sen Seç, Hikâyeyi O Yazsın
Deck&Villa’nın özel hizmetiyle,
güler yüzlü, tecrübeli bir yerel şef kapında beliriyor.
Sepetinde taptaze deniz ürünleri, zeytinyağlılar, otlar, baharatlar…Menü sana özel.
Ege otlu mezeler mi, deniz mahsulleriyle harmanlanmış linguine mi,
yoksa slow-cooked kuzu incik mi?Sen hayal et, o pişirsin.
Bahçede, villanın açık mutfağında seni izleyerek…Fine Dining – Mum Işığında, Sessizlikte, Aşk Gibi Bir Sofra
Masa kurulmuş.
Beyaz örtü, keten peçete, kristal bardaklar.
Küçük zarif dokunuşlarla süslenmiş her tabak;
göze hitap ediyor, kalbe dokunuyor.Mumlar titrek titrek yanıyor.
Yukarıda yıldızlar, çevrende sadece sevdiklerin.
Ve sofrada, Kalkan gecesinin en leziz hali…İstersen Müzik, İstersen Sessizlik
Bu akşam tamamen senin ritmine göre şekillenir.
Arka fonda hafif bir caz mı?
Yoksa sadece çatal-bıçak tınısı ve sevdiğinle tatlı bir sessizlik mi?Acele yok.
Bu gece, zaman sana hizmet ediyor.Hatıra Kalsın Diye...
İstersen profesyonel çekim,
istersen sadece bir Polaroid anı.
Bu gecenin her detayı yıllar sonra bile gülümsetir seni.Villa’da Şefli Akşam – “En Lüks Restoran, Bahçendeki Masa Olabilir”
Lokasyon: Konakladığın villa bahçesi
Başlangıç: Gün batımı sonrası
Menü: Sana özel hazırlanır, şefle birlikte belirlenir
Ekstra: Şarap eşleşmesi, romantik masa süslemesi, özel gün organizasyonu (yıldönümü, doğum günü vb.)






































